0 342 211 99 00

Haberler

Kardeş Kıskançlığını Engelleyin.

Kardeş Kıskançlığını Engelleyin.

KARDEŞ KISKANÇLIĞINI ENGELLEYİN.

Özel Deva Hastanesi Psikoloji Bölümünden Psk. Tuğba Annaç, en sık karşılaşılan ve gözden kaçırılan sorunlardan biri olan “Kardeş Kıskançlığı” konusunda anne babalara önerilerde bulundu.

Hemen hemen tüm aileler birden fazla çocuğa sahiptir, ilk çocuk heyecanı bambaşkadır  ve genellikle ilk çocuk sonrasında sahip olunacak yeni bir bebekte yine; anne, baba ve aile için ne kadar sevindirici bir durum olsa da henüz aileye yeni birinin gelmesini anlamlandıramayacak çocuklar için bu süreç bir hayli zor ve yıkıcıdır. Kardeş kıskançlığı okul öncesi dönemde en sık karşılaşılan ve gözden kaçırılan sorunlardan biridir.

Ailelerin bu konuda en sık yaptığı yanlışlardan biri; kardeşine karşı aşırı sevgi gösteren bir çocuğun kardeşini kıskanmadığını düşünmektir.  Bu durum bize her ne kadar kardeşini kıskanmıyormuş gibi gözükse de bu durum da kardeş kıskançlığının bir başka yönüdür. Bu konuda ailelerin uyanık olması gerekmektedir.

Eğer çocuğunuz kardeş kıskançlığı yaşıyorsa bu durumdan kaynaklanan belirtiler görülmesi de olasıdır. Bu süreçte en sık karşılaştığımız sorun; alt ıslatma ve parmak emmedir bir nevi çocuk geri bir gelişim yaşına döner. Tıpkı küçük kardeşi gibi sizden biberon ya da emzik isteyebilir. Kucaktan inmeme, sık sık ağlama krizleri, yemek yememe ve kilo verimi, içe kapanıklılık, baş ağrısı ve mide bulantısı tarzında psikosomatik belirtiler, mastürbasyon, uyku sorunları, tutturmalar, aşırı öfke, şiddet yönelimli davranışlar(vurma, ısırma)  yine bu dönemde karşılaştığımız sorunlardandır.

Kardeş kıskanlığıyla nasıl başa çıkılır?

Kardeş kıskançlığıyla baş edebilmenin en sağlıklı yolu henüz kardeş dünyaya gelmeden çocuğu bu duruma alıştırmaktır. Eğer bebeğinin gelişiyle mecburi yapmanız gereken değişiklikler varsa mutlaka bebek gelmeden çok önce yapın ve çocuğun buna alışmasına fırsat verin. Örneğin bebek gelince çocuğun odasını değiştirmek zorundaysanız bebek gelmeden mümkünse 4-5 ay önce çocuğu ikna ederek ve yeni odasını kendi düzenlemesine izin vererek çocuğu yeni odasına taşıyın. Eğer sağlıksız olmasına rağmen çocuk sizin odanızda yatıyor veya siz onun odasında yatıyorsanız mutlaka bu alışkanlıktan vazgeçirmek için yardım alın.

Eğer doğum öncesinde gerekli önlemleri alamadıysanız ve bir şekilde çocuğunuz yeni doğan bebeğinizi kıskanıyorsa bebek doğduktan sonra çocuğunuzun hayatında fazla değişiklik yaratmayın. Örneğin; bebek gelir gelmez çocuğu evden uzaklaştırmak, anaokuluna vermek, bir süreliğine bir yerlere göndermek bütün bunlar çocuğun hayatında köklü ve travmatik değişikliklere yol açar. Doğum anı ve sonrası ilk haftalar annenin yanında bir yardımcı olmalıdır. Doğumdan sonra anne bitkin olacaktır ve bebek bakıma muhtaç olduğu için çocukla ilgilenemeyecektir. Bu büyük bir sorundur. Çocuğunuzun kardeşine yardım etmesi için fırsatlar yaratmakta ebeveynlere yardımcı olacaktır. Öncelikle bebeğin özelliklerinden bahsedin. Geçmişte onunda böyle bir bebek olduğunu, neler yapıp, yapamadığı anlatın ve ona bebeklik resimlerini gösterin. Küçük bebeklerin bakıma muhtaç olduğunu, konuşamadığını, isteklerini ağlayarak gösterdiğini anlatın. Bu yüzden bakımında onun da yardım edebileceğini söyleyin. “O senden daha akıllı , beni dinliyor” gibi kıskançlığı tetikleyecek cümleler  söylemeyin. Bu kendini ikinci plana itilmiş hisseden çocuğun yanılmadığını gösterir.

Bir sorun olarak algılanmakla birlikte aslında çocukların yeni bir kardeşi kıskanması normal bir süreçtir. Önemli olan bu kıskançlığın ne kadar şiddetli olduğu ve ne kadar zamandır devam ettiğidir. Doğru anne-baba yaklaşımıyla bu şiddet ve süreç kısaltılabilir.  Doğumdan sonraki ilk aylardan itibaren her şey yoluna girecektir. Bu süreçte güçlü olmanız önceden bir program hazırlamanız ve bir psikologtan yardım almanız hem sizin hem de çocuğunuzun psikolojisi açısından çok faydalı olacaktır. Önemli olan üzerinize düşen görevleri yapmanız ve sonrasında olayı akışına bırakmalısınız.

Yeni kardeşin sizin ve çocuğunuzun hayatına mutluluklar getirmesi dileğiyle...